3 Kasım 2014 Pazartesi

Ekim Ayı Güncesi

Merhaba ^^

Yıl boyunca beklediğim kasım sonunda geldi! Doğanın dinlenmeye çekildiği, havaların hafif üşütüp hasta etmediği, en sevdiğim hayvan olan sümüklü böceklerin salına salına etrafta gezdiği, İstanbul insanının fuar hasretini dindirdiği, battaniye altında kitap okumalık bir ay olan Kasım'ı çok seviyorum bir kasım ayı doğumlu olarak ^^ Bu aya olan hasretimi dindirip, ayın her gününü kitapla dolu geçirmeye başlamışken geçtiğimiz ay hangi kitapları okumuşum ondan bahsedeyim istedim birazcık.

Gelenekselleşen günce yazılarımdan Ekim Ayı Güncesi için buyursunlar efendim... Sıcacık bir bitki çayı eşliğinde okunması tavsiye edilir ^^

Ekim ayında okuduğum kitaplar; Hepsi Gerçek, Zor İnsanlarla Zorlanmadan Baş Etmek, Tekinsiz Kitap, Tutunamayanlar, Semerkant, Dövüş Kulübü, Toza Sor, Bunker Tepesi Düşleri ve 26. Seviye'ydi. 

Bir çoğunu okumaya çok geç kaldığımı düşündüğüm kitaplarımın yarısı eş-dost, yazar tavsiyesiydi. Beni "Fante oku!" diyerek uyaran 4573925 kişiyi ayrı ayrı kucaklayasım, baskısı tükendiği için bir türlü bulamadığım Toza Sor'u Almanya'dan araştırıp bulup bir şekilde evime kadar gönderme inceliğini gösteren değerli arkadaşımı da öpesim geliyor^^ Sayesinde ülke sınırları içinde gez dolaş bir türlü bulamadığım kitabı büyük bir zevk ile soluksuz okudum ve o kadar sevdim ki Fante'yi hızımı alamayıp aynı gün içinde bir diğer kitabını da bitirdim. Ah, bazen stoklu okuyucu olmak gerçekten işe yarıyor! İnsanın okumayı düşündüğü kitabı kitaplığında bulabilmesi büyük bir nimet...

Ekim ayı içerisinde okurken en büyük zevk aldığım kitap şüphesiz 26. Seviye'ydi. İlk dijital roman olma özelliği taşıyan 26. Seviye'nin ayrıntılı incelemesi önümüzdeki günlerde Kitap Mimarı Blog'da olacak fakat şimdiden şunu söyleyeyim bir polisiye tutkunu olarak beni bu kadar heyecanlandıran bir kitaba uzun zamandır rastlamamıştım.

Ayın hayal kırıklığı ise benim için Tekinsiz Kitap oldu. Şişirme bulduğum tanıtıcı kapak yazıları ile beklentimi oldukça yükselten Tekinsiz Kitap ne yazık ki yarattığı büyük beklentimi karşılayamadı. Uzun bir araştırma süreci sonrasında oldukça emek sarf edilerek hazırlanan bir kitap için okumayın demem fakat beklentinizi yüksek tutmadan okumanızı tavsiye edeceğim. Belki düşük bir beklenti ile okumuş olsaydım daha fazla zevk alabilirdim kitaptan zira yaşanmış olayları ele aldığı için oldukça ilgi çekici bazı hikayeler barındırıyor.

Dövüş Kulübü okumayan ya da kitap uyarlaması filmi izlemeyen son mohikan bendim galiba. On yılı aşkın süredir dillerden düşmeyen Dövüş Kulübü'nü okumamış ve televizyon izlemediğim için filmine denk gelmemiştim. Kitabı büyük bir zevkle sonuna ya da konusuna dair hiç bir ipucuna maruz kalmadan 2014 yılında okuyabildiğim için kendimi yeni bir Palahniuk kitabı ile ödüllendireceğim zira kendisi muhteşem yazıyormuş da benim haberim yokmuş :D Bu arada izlemeyen kalmamıştır mutlaka fakat yine de hatırlatayım kitap uyarlaması film oldukça başarılı, ay gülesim geliyor 1999 yapımı filmi 2014 yılında önerdiğim şu kıt sinema sever halime :D

Ekim ayı güncemin sonuna geldim. Sıkılmadan okuduysanız eğer minicik bir yorup yaparsanız sevinirim ^^ Mesela siz hangi kitapları okudunuz geçtiğimiz ay içinde?

Sevgiler!

Kitap Mimarı
Ceren KANDİL

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder