29 Ekim 2015 Perşembe

Ekim Ayı Güncesi

Merhaba!

Kitap okumaktan blog yayını hazırlamaya fırsat bulamadığım bir ay oldu ekim. İş, okul, ev arasında geçen hayatımda farklı dünyalara açılan bir ışınlanma makinesi olarak görüyorum ben kitaplarımı. Özellikle gıdım gıdım ilerleyen İstanbul trafiğinin çıldırma önleyici tek reçetesi okuyucuyu büyüleyen, içinde bulunduğu zamanı ve mekanı unutturan, kimi zaman sağlam bir yumruk yemişçesine sersemleten kitaplar!

Kitap Mimarı geçtiğimiz ay hangi kitapları okumuş, hangi kitapların son sayfasında içi sızlayarak bir dostundan kopmuşçasına üzülmüş merak ediyorsanız eğer buyursunlar efendim ^^



Geçtiğimiz ay iş hayatımın da ilk ayıydı malum.
İyice miskinleştiğim, zaman bolluğundan hiç bir şey üretemez hale geldiğim ve uyku düzeni gibi neredeyse hayati bir konuda ipin ucunu toparlanamaz derecede kaçırdığım ve artık beni rahatsız etmeye başlayan düzensiz hayatımı bir düzene koymak adına aldığım çalışma kararımı; sevdiğim insanlarla, içime sinen bir şekilde ve huzurum kaçmadan hayata geçirebildim. Sanırım düzenli hayatın yüzlerce getirisinin yanı sıra bende yarattığı en muhteşem etki okuduğum kitap sayısındaki artış oldu ^^ Bazı insanlar vardır ya hani zamanı bol olunca 1 işi bitiremez ama sınırlı zaman içinde 10 işi kolaycacık yapar, ben sanırım onlardanım. İşsizken 1 kitap okuyup işe başladığım ay 9 kitap bitirmemin başka bir açıklamasını bulamadım..

Ekim'e Doctor Who'nun Trenzalore Öyküleri ile başladım. 1963 yılından beri yayınlanan efsaneleşmiş bir diziyi 2015 yılına kadar izlememiş olmamın pişmanlığını yeterince yaşamıştım. Acısını günlerce soluksuz bir şekilde peş peşe izlediğim dizi sezonlarıyla çıkartmıştım çok geç olmadan kitaplığımı da şenlendirmek istedim Doctor ile ^^  Allons-y! 


Kedi Sahibinin El Kitabı, uzunca bir süredir kitaplığımda bekliyordu (kedim olmamasına rağmen) ((çünkü bir gün mutlaka olacak)) Artık sıcak bir yuva sahibi olan Çakıl kızın ofisteki misafirlik dönemini daha bilinçli geçirmek adına okuduğum bir kitaptı ve bazı pratik önerileriyle resmen hayatımızı kolaylaştırdı. Kedilere dair A'dan Z'ye her konuyu işleyen ve anlaşılır dili ile bir gün kedi sahiplenmeyi düşünen herkese tavsiye ediyorum.


The Power'ı kaç sene önce satın aldığımı bile unuttum. Kitleleri kasıp kavuran Secret'ın daha kapsamlı 2. kitabı olarak hazırlanan The Power'da hayat tarzıma dair önerilerle karşılaştım diyebilirim. İstediğim bir şeyi elde edene kadar geçirdiğim süreç meğerse olumlamalar, pozitif enerjiler ve bir dolu çekim yasasıymış. Farkında olmadan yaşadığım hayatın çekim yasası üzerine kurulu olduğunu öğrenmemi sağladı kitap ve okurken insanı umut dolduran bir dili var.

Çağrı, polisiye ve gerilim türünü çok sevmeme rağmen bir türlü kitaplarında kendimi kaybedemediğim Stephen King'in beni soluksuz bırakan ilk kitabıydı. Hayvan Mezarlığı'nı beğenerek okumuştum fakat Kemik Torbası'nda aradığımı bulamamıştım. Sanırım Stephen King okuyucusu bir okurumdan kitap önerisi alsam çok iyi olacak. Sizce hangi kitaplarını okumalıyım King'in?

Tezer Özlü kitapları 2-3 ayda bir okuma listemde mutlaka yer alır. Henüz 3 kitabını okudum ve tanıma aşamasındayım. Hayatı incelenesi bir kadın ve anlamak bazen oldukça zor olabiliyor benim için.

Asla Yapma senede onlarca gerilim türü okuyan ve kitaplığı polisiye/gerilim türü ağırlıklı olan bir okur olarak beni tek kelimeyle büyüledi! Psikolojik gerilim türünün tartışmasız en iyi örneklerinden. En sevdiğim ve yüzlercesini okuduğum bir türde beni okur olarak bu kadar şaşırtan kitaplar ile karşılaşmam bazen pek mümkün olmuyor. Asla Yapma'da heyecan resmen ilk satırdan son satıra kadar peşinizi bırakmıyor...

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları yayımlandığı günden beri sıkı takipçisi olduğum İthaki Yayınları aracılığıyla haberdar olduğum ve alınacak kitaplar listemde yer alan bir kitaptı. Türünü konusunu bir yana bırakın oluşturulan kurgunun dayandırıldığı gerçek fotoğraflar, yani kitabın öyküsünün etkilemeyeceği bir okur düşünemiyorum. Hayranlık duyarak okudum her bir sayfasını ve bittiği zaman içimde kocaman bir boşluk hissettim. Umarım en kısa zamanda yayın evlerinin en biriciği İthaki serinin 2. kitabı olan Hollow City ve 3. kitabı olan Library of Souls'u çevirir.

Kağıt Ev'in ilk sayfasında en sevdiğim yazar olan Dumas'a olan ithafında ben zaten bir kendimi kaybettim. Konusu, dili ve çeviri kalitesi harikuladeydi. Bir oturuşta bitirilen kitaplardan ve kapak tasarımı oldukça başarılı. Utanmasam kitaplığıma kapağı denk gelecek şekilde yerleştireceğim kitabı ^^

Yeraltı Edebiyatı ile tanışalı çok olmadı malum. Sanırım son 1,5 senedir bu türe ait kitaplar okuyorum. Tekinsiz merak ettiğim ve indirime girince alınacaklar listemdeydi bir süredir, sonunda kavuştuk.
Chuck Palahniuk bu türün tartışmasız en okuyucuyu yumruklayan yazarlarından :d Yeraltı önerilerinize açığım a dostlar. Her okuyucunun tutkunu olduğu bir tür vardır mutlaka, belki sizinki de yeraltıdır ama bu ciciş minnoş blogu da takip ediyorsunuzdur bir yandan, olamaz mı?

Kitap önerilerinizi yorumlardan ya da ceren@kitapmimari.com 'dan bana iletirseniz eğer pek bir mutlu olacağım ^^

Sevgiler

Kitap Mimarı
Ceren KANDİL

6 yorum:

  1. Çalışırken daha fazla kitap okuduğunu söylemişsin bir an kendimi gördüm :-) Blogunu takibe aldım umarım daha bir çok yazını okuyabilirim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne hoş tesadüf :) Umarım çokça karşılaşırız bundan sonra ^^
      Sevgiler...

      Sil
  2. Merhaba
    Dumas benimde en çok sevdiğim yazarlardan bir tanesi. Kağıt ev konusuna baktım, listeye ekledim. Umarım kısa zamanda okurum (1 yıl içinde oluyor :) )
    Stephen King konusunda Çağrı çok hızlı bir roman değildi. Kemik torbasını ben 2 defa okudum benim hoşuma gitmişti aslında. Size önerim Sadist'i bir deneyin. Güzel bir romanı bazı yerler gerilimi üst noktalara çıkartıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kemik Torbasını yarım bıraktım :/ çok ilgi çekici bir konusu vardı ama tasvirlerin bol olduğu bir yerde daha fazla devam edemeyeceğimi anladım. Daha sonra devam edeceğim. Sadist'i listeme ekliyorum, öneriniz için teşekkür ederim ^^
      En sevdiğiniz Dumas kitabı hangisi?

      Sil
    2. Monte Kristo Kontu benim hayatımın bir bölümünü değiştiren kitap. Dumas'ın en çok sevdiğim kitabı bu.. Diğer kitaplarının hepsini olmasa da bazılarının eskiden kısaltılmış hallerini okumuştum. Şimdi hepsinin tam basım halini okuyorum sıra ile.

      Sil
    3. Ben de ne zaman "artık devam edecek gücüm kalmadı" cümlesini kursam herhangi bir konuda ya da beni harekete geçirecek bir şeye ihtiyaç duysam açıp okuyorum Monte Kristo Kontu'nu. Gerçekten muhteşem bir kitap ve bu konuda fikrim son 12 senedir aynı en sevdiğim kitap sıramın 1.si.

      Sil