8 Ekim 2014 Çarşamba

Ocak Ayındaki Karasinekler - Engin Yılmaz

Mutlu mu olmak istiyorsunuz?
Hayattan çok fazla şey beklemeyin.
Çünkü size verebileceği çok fazla şey yok.


Diyerek başlıyor Engin Yılmaz öykü ve şiirlerinin yer aldığı Ocak Ayındaki Karasinekler kitabına. Sokak Kitapları Yayıncılık imzasıyla okuyucuları ile buluşan Ocak Ayındaki Karasinekler yazarın Terk Edilmiş şiirinde bahsettiği ve yayımlanmayacak korkusu taşıdığı ilk kitabı..

...
Korkuyordum
Yayınlanmadan ölürsem diye
Ne önemi vardı ki
Kim okuyacaktı
Kim anlayacaktı
Daha ilk cümleden
Terk edeceklerdi.


Yeraltı edebiyatına ait bir eser olarak nitelendirebileceğimiz, yazarın yaşadıklarından yola çıkarak yazdığını bir röportajında (röportaj için buyursunlar efendim) belirttiği Ocak Ayındaki Karasinekler mutlu olmak için yolda yavaşça yürüyen bir sümüklü böceği seyretmemin yettiği bünyemde çarpıcı bir etki yarattı.

Yeraltı edebiyatı okumayı tercih etmediğim bir edebi tür. Hayvanları seyredip, güzel bir şey koklayıp piyangodan büyük ikramiye kazanmışçasına mutlu olabilen Kitap Mimarı için sayfalar dolusu ortaya serilen dibe vurmuşluk hissi ve ait olmadığım bir dünyanın yatak odasına kadar giren kesitleri bir okuyucu olarak beni ömür boyu cezbetmeyecek sanırım. Bu sebeple kitabı yeraltı edebiyatını seven bir arkadaşıma okutup öyle tanıtmayı düşündüm :) Kitabı bitiren arkadaşımın tepkisi "Okuyup kendileri yorumlasınlar" oldu ^^

Ocak Ayındaki Karasinekler'de ortaya serilen dünyanın kıyısından köşesinden içinde yer almamış biri olarak kitapta kendimden bir şeyler bulabilmem oldukça şaşırtıcıydı benim için. Kelimeleri oldukları gibi hiç bir süsün ardına saklamadan yazan bir yazarın başarısı olarak adlandırdığım bu durumu tebrik etmeden geçemeyeceğim ^^ Kitapta kendimi ya da gün içinde kurduğum cümleleri bulduğum bazı bölümleri paylaşacağım sizinle ve yazımı öyle bitireceğim. Hissedilen duygular bu kadar aynıyken farklı ekosistem canlıları gibi yaşıyor olmamızın sebebini doğanın bize hissettirdiklerini ya da doğanın kendisini farklı yorumluyor oluşumuza bağlıyorum.

...
Nasıl olduğunu bilmiyordum.
Bazıları her gününü mutlu ve
Gülerek geçirebiliyorlardı.
Sanki tüm her şeyden soyutlamışlardı kendilerini.
Ve her şey kendilerinin emrindeymiş gibilerdi.
/
İstedikleri düşünmeden yapılmalıydı,
Arkadaşken de sevgiliyken de.
Kimse için değiştiremeyeceğim yanlarım vardı ve onlarla mutluydum.

...

...
"Garip birisin sen."
"Garip mi?"
"Evet, insanları sevmiyorsun, kalabalık yerleri sevmiyorsun, güzel şeyleri sevmiyorsun."
"Kalabalıklar güzel mi sence?"

...

Doğaya büyük bir minnet ve şükranla, sevgiler... ;)

Kitap Mimarı
Ceren KANDİL

2 yorum:

  1. valla anlamadım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitabı okuduğunuz zaman neden böyle bir yorum yaptığımı anlayacaksınız efendim. Keyifli okumalar şimdiden ^^

      Sil