6 Nisan 2014 Pazar

Yabancı Dil

Merhaba !

Bir kaç saat sonra yapılacak olan "Yabancı Dil Sınavı"na girecek bütün adaylara başarılar diliyorum. Aslında benim de girmem gereken bir sınavdı ama önümüzdeki seneye ertelemeyi daha doğru buldum. Girdiğim diğer sınavlar gibi yardım almadan üstesinden gelebileceğimi zannetmediğim için şimdilik 2015 yılı planlarımın arasında YDS.

Yabancı dil öğrenmek globalleşen dünyamızda bir zorunluluk haline geldi. Ulaşım ağının dünya çapında artması ve fiyatların eskiye oranla daha makul olması sebebiyle artık hafta sonu tatillerinde bile yurt dışına çıkabilir olduk. İngilizce ise dünyanın her yerinde kullanılan bir dünya dili artık. Bu yüzden İngilizce bilenin yabancı dil biliyor sayılmadığı durumlarla karşılaşabiliyoruz ne yazık ki, özellikle özel sektörün pençesinde kıvranan bazı meslek gruplarında...
Günümüzde anaokulundan itibaren verilmeye başlanan yabancı dil eğitimi bundan 10 yıl önce yoktu en azından bu kadar yaygın değildi. Bize yabancı dili "sevdirmek" yerine zorla ders olarak "gördürmek" yöntemiyle bir nesli yabancı dil öğrenmekten soğuttuklarının farkına vardılar sanırım artık çocuklarımız yabancı dili eğlenerek, oldukça küçük yaşlardan itibaren öğrenmeye ve hayatın içinde kullanmaya başladılar. Peki biz ne yaptık?
Kendimden ve arkadaş çevremin büyük bir çoğunluğundan yola çıkarak şunu söyleyebilirim ki üniversitede sınavlarımızla boğuştuğumuz dönemde yabancı dil eğitimi almaya çalıştık. Kimimizin az çok bir alt yapısı vardı kimimiz ise ilk defa eline aldı bir İngilizce kitabını. Yaklaşan iş hayatı, iş hayatında rakip gözüyle bakılan meslektaşlarımızın önüne geçme çabamız bizi yabancı ya da 2. yabancı dilimizi öğrenmeye mecbur hale getirdi, sizce de öyle değil mi?

İngilizce öğrenmeye sıcak bakmayan ve geleceğe dair hayalleri pek de yüksek olmayan biriydim uzunca bir süre. Kendi dilimi çok seviyordum ve başka bir dil öğrenmek zorunda hissetmiyordum açıkçası. Üniversite 2. sınıfa kadar İngilizce bilgim "What is your name? - My name is Ceren" den öte değildi anlayacağınız. Her ne kadar ailem bir çok kez yabancı dil kursuna göndermiş olsa da bir türlü ihtiyaç duymadım İngilizce öğrenmeye. Otobüste elimdeki İngilizce ders notumu (sebebini şu yazımda açıklamıştım) görüp bana soru soran turiste cevap verememem ve pala bıyıklı şoför abimizin şakır şakır İngilizce konuşup soru soran arkadaşa cevap vermesiyle yaşadığım utançtan olacak ki "Artık öğrenmeliyim!" dedim. Zorunlu olmasak bile özellikle üniversite okumuş insanlar olarak yabancı dili en azından günlük hayatta kullanabilecek kadar bilmeliyiz bence. Hatta bir üniversite mezununun en azından bir yabancı dilinin olmaması büyük ayıp şu an ki düşünceme göre.

İki sene önce karar alıp kurs arayışlarına başladım. Maket, çizim kağıtları, yol masrafı, yemek harcamaları ve aylık kitap masrafım gibi kimi zaman binlerce lirayı aşan masrafımı göz önünde bulundurunca en uygun fiyatlı olanı seçmekti ilk hedefim. İşin iktisadi boyutunu bir kenara yazıldığım bir yabancı dil kursunu daha bırakmaya yüzüm de yoktu hani... Araştırdım ettim ve yabancı dil eğitimini ücretsiz sunan İsmek'i keşfettim. Tesadüf oldu tam kayıt dönemlerindeymiş sormaya gitmem ile kayıt olup eve gelmem 5 dakika sürmedi. Kayıt olurken "Nasılsa ücretsiz sıkılır ya da memnun kalmazsam bırakırım" diye düşünüyordum hala!
Haftanın 5 günü okula gidiyordum ve bölümüm mimari bir bölüm olduğu için ödev yüküm oldukça fazlaydı. Hatta alttan üstten dersler derken 11 ders ve bir proje ile cebelleşiyordum. Ama yılmadım hafta sonu 2 günümü (hem de en tatlı uykunun saatlerini) kursta geçirdim. Beklentilerimin çok üstündeki eğitimin başarılı sonuçlarını hala daha alıyorum. Sadece 2 kur yabancı dil eğitimi aldım fakat hocamız kur ayrımı yapmadan bizi her konuda aydınlattı. İngilizce kitaplar okuyabiliyorum ve çok sevdiğim dizileri alt yazısız izleyebiliyorum. En önemlisi birisi İngilizce bir şey sorduğunda "Ay yanlış bir şey söylerim şimdi ayıp olur" demiyorum. Yabancı dil konuşmaya yönelik ön yargımı, gereksiz utancımı ve güvensizliğimi kırdığı için Aslı Hoca'ma ne kadar teşekkür etsem azdır bu yüzden. 

Öğrenmek, kendini geliştirmek isteyen insanın önünde hiç bir zorluk çıkmıyor! Üzerine basıp yükselebileceğimiz basamaklar oluyor o sorunlar ve zorluklar. Bu yüzden hala daha geç kalanlarınız varsa sizi yabancı dil öğrenmeye davet ediyorum. İhtiyacınız ya da çalışma hayatınız olmayabilir fakat gelecek nesillerin İngilizce bilen, dil yelpazesi ve dünyaya bakışı geniş aileler tarafından yetiştirilmeye ihtiyacı var.

İnsan istedikten sonra her işi başarabilir bunu bir çok kez gözlerimle gördüm. Yaşça benden büyük (hatta üniversitede annem ile yaşıt bir sınıf arkadaşım vardı) insanların vize final notlarının 90'dan aşağıya düşmediğine defalarca tanık oldum. Emekliliğine 2-3 sene kalmış amcaların üniversiteden mezun olduklarını ve yabancı dil öğrendiklerini de gördüm. Eminim hepinizin hayatında bu tip "özenerek bakılan" insanlar vardır. Neden siz de o insanlardan biri olmayasınız ?

Kendinizi geliştirmekten ve değiştirmekten alıkoymadığınız günler dilerim. Sevgiler...

Kitap Mimarı
Ceren KANDİL

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder