23 Mart 2014 Pazar

Millennium Serisi

Merhaba, ilk seri kitap incelememde Millennium Serisi'ni ele almak istedim. Millennium Serisi ne yazık ki 3 kitaplık bir seri. Bir rivayete göre 5 kimi kaynaklarda 10 kitaplık düşünüldüğü bahsedilen seri ne yazık ki yazarın aramızdan zamansız ayrılışıyla 3 kitap olarak okuyucuları ile buluştu.




Edebiyat camiasının yeni dönem Kafka'sı olan Stieg Larsson yaşarken kitaplarını kucaklayamamış, imza günlerinde boy gösterme şerefine erişememiş, dünya çapında yakaladığı başarısını göremeden ve seriyi tamamlayamadan aramızdan ayrılmış ne yazık ki. (Kafka benzetmemin sebebi yazarın yaşarken eserlerinin kavuşacağı ünden bir haber oluşudur.)

Lisbeth Salander ve Mikael Blomkvist'i hayatımıza soktuğumuz, tek başımıza içtiğimiz sabah kahvelerinde Lisbeth'i düşünüp gülümsediğimiz karakterler ilk defa karşımıza Ejderha Dövmeli Kız ile çıkıyor. Seri kitapların okuyucu tarafından beğenilmesi ve karakterlerin tanıtılması açısından oldukça önemlidir ilk kitaplar. Yazar ilk kitapta hem karakterleri hem de kurgu yeteneğini okuyucuyu sıkmadan nasıl bu kadar güzel kaleme alabilmiş şaşırıyorum. Bildiğim kadarıyla Stieg Larsson'un kaleme aldığı ilk kitap bu ve gerçekten yılların tecrübesine sahip bir yazar gibi kurgulanmış bir kitap kaleme almış gazeteci-yazarımız.

Seriye yeni başlayacak okurlar için kitapların hepsini temin edip Ejderha Dövmeli Kız'a öyle başlamanızı öneririm. İlk kitabı bitirir bitirmez içinizden gelen 2. kitaba başlama isteğini dizginlemekte zorluk yaşayabilirsiniz.




Serinin 2. kitabı Ateşle Oynayan Kız'da Lisbeth'i daha bir seviyor ve aykırı kişiliğinin sebeplerini anlıyoruz. Hayatımızdaki yerini sağlamlaştıran bir karakter bence Lisbeth. Hani şu "keşke tanımış olsaydım severdim kesin..." dediğimiz kitap kahramanlarından. 2. kitabı yan karakterlerin daha az oluşu sebebiyle daha anlaşılır buldum. İlk kitapta bu kimin kayınçosuydu bu bilmem kimin baldızı mıydı ki? çelişkilerine karakterleri oturtana kadar düşmüştüm birazcık ^^



Vee serinin aslında son kitabı olarak düşünülmeyen ama ne yazık ki son kitabı olarak kalan 3. kitabı... Arı Kovanına Çomak Sokan Kız! Kurguya, aşka, gerilime, polisiyeye ve hayatımıza giren marjinal karakterlere doyduğumuz serinin son kitabını bitirdiğinizde yazarın seriyi bitiremeden aramızdan ayrılmasına söveceğiniz dakikalar yaşayacaksınız. Çünkü kitap devamının geleceğini oldukça güzel hissettiren bir şekilde bitirilmiş.



Seri hakkında yazdın ama konusundan hiç bahsetmedin diyen okuyucularım için bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Kitaplara dair can alıcı noktaları paylaşmaktan korktuğum ve kimsenin kitaba dair hevesini kırmak istemediğim için konu paylaşımında bulunmayı düşünmüyorum. Kitaplar ve diziler ile ilgili bilgi paylaşımı yaparken oldukça dikkatli olunması gerektiğine inananlardanım. Kimisi için olay akışında önemsiz bir detay olarak görülen bilginin bir diğer insan için çok can alıcı olabileceğini düşünüyorum ve bunun ayrımını genel bir okuyucu kitlesini göz önünde bulundurarak yapabilmek gerçekten zor.

Ben kitapları ayrı ayrı ama tek bir seferde temin etmiştim. 8-10 günlük bir tatilimi sadece bu kitapları okuyarak geçireceğimi düşünmüştüm sayfa sayılarını göz önüne alınca fakat bir hafta sonu tatilinde rahatlıkla bitirilebilecek bir seri bu ki bende de öyle oldu kısa bir süre içinde okundu. Kitapları elinizden bırakamayacağınız için ilk boş vaktinizi Millennium Serisi'ni okuyarak değerlendirebilirsiniz. 



Gelelim seriden uyarlama filmlere. Sınırlı sinema bilgime dayanarak şunu rahatça söyleyebilirim ki Amerikan yapımı filmi izleyin pişman olmazsınız. Ne yazık ki serinin sadece ilk kitabını beyaz perdede görebiliyoruz. "Ben hepsini izlemek istiyorum ve Daniel Craig'in cillop vücudu gerçekten beni ilgilendirmiyor" diyorsanız İsveç yapımı filmlere göz atabilirsiniz. Ben kafamda canlandırdığım karakterler ile oyuncuları pek bağdaştıramadığım için beğenmedim ne yazık ki İsveç versiyonunu. Bu kararımda Daniel'ın vücudunun bir zerre etkisi olmadı gerçekten ^^ Gerçekten bak!




İlk seri kitap incelememin sonuna geldiğim şu dakikalarda son zamanlarda kulağıma çalınan şurada burada oldukça sık görür olduğum bir haberi sizinle paylaşmak istiyorum. Bir rivayete Stieg Larsson'un ailesi ve arkadaşları ellerindeki taslakları bir araya getirmeye çalışıyormuş. Eğer başarılı olurlarsa raflarda serinin 4. kitabını görebiliriz bir gün belki kim bilir...

Keyifli, bol okumalı günler diliyorum.
Şuradan ya da blogun üst kısmındaki İzleyiciler kısmından bloguma katılırsanız gelecek yazılarımdan haberdar olabilir ve beni gerçekten çok memnun edersiniz.
Ayrıca Kitap Mimarı'nı twitter'dan ve facebook'tan da takip edebilirsiniz ^^ Sevgiler!

Kitap Mimarı
Ceren KANDİL

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder